8 Mart 2020 Pazar

Bininci Kat - Katharine McGee

Kitabın Adı: Bininci Kat
Orijinal Adı: The Thousandth Floor
Yazarı: Katharine McGee 
Seri Adı: The Thousandth Floor
Seri Sıralaması: 1/4
Yayınevi: Dex Kitap 
Türü: Genç Yetişkin ,Distopya 
Sayfa Sayısı: 520
Basım Tarihi: 2017
Puanım: 3,5/5

Arka Kapak Yazısı: Ne kadar yukarı çıkarsan, o kadar hızlı düşersin!

Manhattan’a hoşgeldiniz.
Yıl: 2118
Günümüzden yüz yıl sonrası...
Yenilikler ve hayaller şehri New York’tasınız.

Burada herkes bir şeyler ister ve herkesin kaybedecek bir şeyleri vardır.

Avery, Leda, Eris, Rylin, Watt… Bin katın farklı seviyelerinde, bambaşka hayatlar süren beş genç.
Günümüzden çok farklı bir dünyada, teknolojik lüksün imkânlarıyla en üst kata çıkmanın yollarını arıyorlar. Ama akıllarına asla getirmedikleri bir şey var: Bu kadar yükseğe çıkarsan, aşağı düşmekten başka seçeneğin kalmaz.

Bininci Kat’a, serinin ilk kitabıyla çıkmaya hazır mısın?

Yorumum: Aniden bir çığlık sessizliği boylu boyunca kesti;bir kız yere çakılmaktaydı,bedeni şafak öncesi serinliğindeki havayı yararak düşerken gitgide hızlanıyordu.Ölen kimdi neden nasıl oradan düşmekteydi.Bu kısım kitabın aslında sonu bu sebeple bana Ufak Tefek Cinayetleri hatırlattı.Biz o zamana kadar olacakları okuyoruz.

Yıl 2118,Bininci kat zenginliğin şaşanın merkezi.Avery, Leda, Eris en gözdelerinden.Rylin Watt alt katlardan bir şekilde yolları kesişecek bu insanların.İnişli çıkışlı hayatlar entrikalar saklanmaya çalışılan sırlar.

Adından ve konusundan dolayı merak ettiğim bir kitaptı.İlk kitap için beklentilerimi karşıladı diyebilirim zaman zaman merak duygum azalsa da sonlara doğru biraz arttı.Gossip Girl kitap serisini okumadım ama dizisini çok severim yazar bu seriden etkilenmiş olabilir benzerlikler yok denemeyecek kadar çok.Eğer Gossip Girl dizisini ya da kitap serisini sevdiyseniz bu kitaba bir şans verebilirsiniz karşılaştırmadan okursanız eminim daha çok keyif alırsınız.

2 Mart 2020 Pazartesi

Şubat Ayında Neler Okudum, İzledim ?


Bir ayı daha geride bıraktık.Ayın son günleri güzel şeyler olmadı ne yazık ki kötü haberlerle sarsıldık.Başımız sağ olsun.

Benim için bu ay da iyi geçti diyebilirim.

Bu ay okuduklarım 
  • İhanet
  • Son Söz Aşkın 
  • Ada Sırlar Çözülüyor
  • Hain Yüreğim 
Hepsinin yorumu blogumda var.Bu yazıyı zaten daha çok izlediklerim için yazıyorum.

Ocak ayında daha çok film izlemiştim bu ay ise dizi ağırlıklı geçti.Ocak ayı sonuna doğru Mr.Robot 3.Sezonu bitirmiştim hemen ardından 4.Sezon final sezonuna başladım.Çok sevdiğim bir dizi oldu özellikle 3. ve 4. sezonlar çok kaliteli geçti.Final bölümü de öyle.Bu dizinin ana konusu baş karakterin hacker olması sezonlar ilerledikçe görüyoruz ki bu dizi daha çok karakter odaklı psikolojik suç.Bir iki sezon daha olsaydı zevkle izlerdim tadı damağımda kaldı.Elliot ve Darlane kardeşler sizi özleyeceğim.

Yine Ocak ayında final sezonunun bir kısmını izlediğim Arrow dizisi var.Final yapan diğer bir dizim.8.sezonun final sezonu olacağını ve sevdiğim karakter Felicty'nin olmayacağını okuduğumdan beri diziyi pek izleyesim gelmiyordu.Ve 7.sezonda başka karakterlerin olmasından dolayı final sezonunda öyle olacağını düşünüyordum.Sonra dedim yıllardır takip ettiğim dizi izleyim.Final sezonu 7.sezondan bile daha iyi çıktı finali öyle olmasaydı daha iyi olurdu ama işte.Ve son bölümde Green Latern sinyalleri verdi dizi bazı şeylerin ucu açık kaldı büyük ihtimal öyle bir dizi çıkacak.Oliver ve Felicty size aşkınıza bayılıyorum ve sizleri özleyeceğim.

Bu ay izlediğim bir diğer dizi Downtown Abbey.İzlemek isteyip sürekli ertelediğim bir dizi.Dizi Downtown malikanesini,Crawley ailesini ve çalışanlarını konu alıyor.Dizi 1912 yılından başlıyor bu sebeple Titanik gemisinin batışı,1.Dünya Savaşı İspanyol gribi önemli olaylar da dizide yer alıyor.1.ve 2.sezonunu izledim.Sevdiğim bir dizi oldu ama keşke sezon bölümleri daha fazla olsa dediğim bir dizi,bir sezonu 8 bölüm dizi süresi de ortalama 50dk.Bazı şeyler hızlı geçiyor 1912 yılındayken üç bölüm sonra 1914 yılında olabiliyorsunuz.Hemen bitmesini istemediğimden yavaş yavaş izliyorum diziyi.

Bu ay izlediğim filmler 

  • Yargıç 2014 Dram 
  • Komşum Totoro 1988 Anime 
  • İlk Gün 2001  Gerilim Suç
  • Yüreğinin Sesi 1995 Anime
  • Bıçaklar Çekildi 2019 Gizem Komedi Suç
  • İrlandalı 2019 Biyografi Suç
  • Addams Ailesi 2019 Animasyon
  • Küçük Cadı Kiki 1989 Anime
Bazen ne izlesem diye çok düşünür film seçemem bazen de dur ya şu oyunun şu filmi vardı onu izleyim derim Yargıç filmi öyle oldu.Robert Downey Jr sevdiğim bir oyuncu bu filmini de merak ediyordum izledim beğendim.Bu rollere yakıştırdığım bir oyuncu.

Şu sıralar canım anime istiyor Komşum Totoro,Yüreğinin Sesi,Küçük Cadı Kiki bu sebeple izlediğim animeler çok sevimlilerdi.

Bıçaklar Çekildi beğendiğim bir film oldu güzel kurgulanmıştı.Bir gün önce doğum gününü kutlayan zengin yaşlı adam ertesi gün ölmüştür intihar denmiştir ama polisler yine de olayı araştırır çocukları ve çalışanlar zan altındadır.Tavsiye ederim roman gibi filmdi.

İlk Gün ve Adams Ailesi fena bulmadığım filmlerden.Adams Ailesi animasyonu orijiinaline göre fazla sevimli olmuş o yüzden pek beğenemedim.

Meşhur İrlandalı filmi bu film için aradayım ne sevdim ne sevmedim diyebilirim.İlk başlarda güzel başlamıştı ama ne zaman sendika olayları oldu sıkıldım beğenemedim.

Bunlar harici bir kaç oyun da bitirdim başka şeyler de yaptım verimli geçen bir ay olduğunu düşünüyorum.Kış mevsimini bu sebeple de çok seviyorum daha verimli oluyor.Umarım gelecek ay da güzel geçer.

25 Şubat 2020 Salı

Hain Yüreğim - Wulf Dorn

Kitabın Adı: Hain Yüreğim 
Orijinal Adı: Mein Böses Herz
Yazarı: Wulf Dorn
Yayınevi: Pegasus
Türü: Gerilim, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 384
Basım Tarihi: 2015
Puanım: 3/5

Arka Kapak Yazısı: Yüreğimin koridorlarında dolaşan bir canavar…
Onu tanımıyorum.
Göremiyorum.
Ama hissediyorum.
Orada…

AMANSIZ
ŞEYTANİ
HAİN

Doro, küçük kardeşinin ölümünden beri kâbuslarla ve halüsinasyonlarla yaşamaktadır. Kötü anıları geride bırakmak adına annesiyle birlikte başka bir şehre yerleştiğinde hayatında temiz bir sayfa açacağını düşünür ama nereye giderse gitsin geçmiş, bir hayalet gibi onu takip etmektedir. Ve bir gece, haftalar önce intihar ettiğinden herkesin emin olduğu bir gençle karşı karşıya geldiğinde Doro gördüklerinin bir hayal olup olmadığını anlayabilmek için tehlikeli bir arayışın içine girer. Dahası, keşfettiği şeyin gerçek olduğunu herkesten önce kendisine kanıtlaması gerekecektir…

Yorumum: Geçmişinde yaşadığı bir travma sonucu başka kasabaya taşınan Doro ve annesi bir kaç gün normal geçmektir.Ama bir gece uykusundan uyanan Dora sesleri takip ederek bahçeye çıkar ve orada yaralı birini görür.Yardım çağırır ama yaralı kişi bir anda yok olmuştur.Annesi de dahil herkes yaşadığı travmadan dolayı tekrar psikolojisinin bozulduğunu düşünür ama Doro gördüklerinin gerçek olduğuna inandırmaya çalışır.Kasabada tanıştığı arkadaşlarıyla olayların peşini bırakmaya niyeti yoktur.

Bir çok yorumda Wulf'un diğer kitaplarına göre biraz daha geride kaldığını okumuştum.Ben de orta halli bir gerilim romanı olduğunu düşünüyorum.Sonu şaşırtıcıydı ama bazı yerlerde kitap kendini tekrar etti.Sonunda da keşke Doro'da Jullian gibi yapsaydı dedim.

Wulf okumak yazarla tanışmak isteyenler için diğer okuduğum Şizofren kitabını tavsiye edebilirim bu kitabını iste yazarın okunacak kitabı kalmadığı zaman ya da genç gerilim romanı okumak isteyenlere önerebilirim.


23 Şubat 2020 Pazar

Ada:Sırlar Çözülüyor - Lynne Matson (Nil Serisi #2)

Kitabın Adı: Ada:Sırlar Çözülüyor
Orijinal Adı: Nil Unlocked 
Yazarı: Lynne Matson 
Seri Adı: Nil 
Seri Sıralaması: 2/3 
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Fantastik,Macera,Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 464
Basım Tarihi: 2018
Puanım: 4/5

Arka Kapak Yazısı: Nil Adası’nda kurallar belliydi. Kaçmak için 365 gününüz vardı… yoksa ölürdünüz.

Çoksatan genç yetişkin edebiyatı serimiz Ada’da macera tüm hızlıyla devam ediyor…

Rives artık Nil Adası’nın tartışmasız lideriydi, ancak Köy’ü bir arada tutmak her zamankinden daha güçtü. 
Yağmacılar artık daha cesur, hayvanlar daha saldırgandı. Yeni gelenler Köy’deki dengeleri sarsmış, Arama sistemini tehlikeye atmış ve Rives’ın Nil hakkında bildiği her şeyi sorgulamasına neden olmuşlardı. 
Geçmişi sırlarla dolu Skye da adaya yeni gelenler arasındaydı ve tıpkı Rives gibi, Nil’i çözmeye çalışıyordu. İkili kısa süre içerisinde Nil Adası’ndaki

“Nil Adası’na geri dönmek için sabırsızlanan okurlar için sürükleyici, gerilim dolu bir hediye.” -Kirkus Review 
“Serinin hayranlarının kaçırmaması gereken bir devam kitabı.” -School Library Journal
“Güçlü anlatımıyla harika bir macera.” -Voya (Starred Review – bunu başında yıldızla koyabiliriz.) 
“Matson’ın detaylar için gösterdiği özen ve güçlü karakterleri sayesinde, elinizden bırakamadığınız bu hikâye korku, macera, doğal güzellikler ve aşkla harmanlanmış.” -Publishers Weekly

Yorumum: Serinin ikinci kitabında adada geriye kalanlar ile devam ediyoruz.Artık lider Rives'tir.Bir diğer karakterimiz ise Skye geçmişiyle bağlantılı olarak Nil adası ve Rives ile yolları kesişir.

İkinci kitap ilk kitaptan daha acımasız daha sert bir kurguya sahipti.Önceki kitapta iki karakter daha duygusal daha aşıktı burada daha çok mücadele plan ve sırların çözülmesi var.Sırlar çözüldükten bir süre sonra kitap kendini tekrar etse de diyaloglarıyla, sonunu belli etse de yine de merakla kendini okutuyor.

Kitabın adı gibi adanın neden bu hale geldiğini okuyoruz ve sebepler beni tatmin etti mantıklı bir açıklamaydı.Bu seriyi okurken sürekli aklıma Lost geliyor acaba yazarda oradan mı esinlenip yazdı ki.

Bu kitap serinin son kitabı olabilirdi yazar sonda tahmin ettiğim bir şey yaptı ve Ada Yanıyor kitabını yazmak için öyle bir son yazdığını düşünüyorum.Merak etsem de hemen okur muyum kitabı bilmiyorum adanın gizemli pek bir yanı kalmadı.O karakter için bir gün okuyabilirim.Herkese mutlu pazarlar dilerim :)