29 Kasım 2016 Salı

Erebos- Ursula Poznanski | Kitap Yorumu

Oyuncularıyla oynanan bir oyun! Bu oyunu oynayacak kadar cesur musunuz? Aklınızı sürekli meşgul edecek, etkisinden günlerce kurtulamayacağınız ve size baştan sona tırnaklarınızı yedirtecek kadar sıradışı, gizemli, heyecan ve gerilim yüklü bir roman arıyorsanız erebos tam size göre .
Eskiden yani blogları keşfetmediğim zaman kitap yurduna girer kitapları inceler alttaki yorumları okurdum.Yine baya bir önce sitede gezerken bu romana denk gelmiştim hem konusu hemde yorumlar çok iyiydi.Oyunları da seven biri olarak ilgimi çekmişti.Ama sonra ne olduysa bu kitap araya kaynadı gitti.Geçenlerde tekrar yolumuz keşişti ve bu sefer okudum.
Seni izliyor,seninle konuşuyor,ödüller dağıtıyor,seni test ediyor,tehditler savuruyor,Onun tek bir amacı var.Seninle oyun oynamak istiyor.
Kitap bir oyundan ibaret .Çoklu oyuncu seçeneği ile ve online oynanan bir oyun.Erebos bana Skyrim gibi ünlü bir oyunu anımsattı.Skyrim online olsaydı eğer bence Erebos gibi olurdu.O oyunu oynamadım ama az çok bilgimle öyle bir çağrışım uyandırdı bende.

Kitap bir gerçek hayatı işliyor birde oyundaki dünyayı işliyor.Yani kitap içinde kitap gibi. Ne kadar da anlaşılmaz saçma konuşuyorum Ama ne yazsam spoiler gibi olucak. Oyunlara ilgisi olmayan bile bu kitabı okuyabilir.Çünkü kitap gizem ağırlıklı. Kurgusu gerçekten çok hoş hatta gelecekte öyle bir sistem gerçek olabilir.Kitabı okurken acaba ben bu oyunu oynar mıydım diye düşündüm bazen evet dedim ama olanları sonuçları düşünce hayır diye vazgeçiyordum.Belki merakımdan deneyebilirdim bir oyun sever olarak.

Yazarın ismi de tam futbolcu ismi değil mi?Yazar kadınmış bir de ben erkek diye de düşünmüştüm.Kitabın başları biraz normal sıradan gelebilir ama sonra güzelleşiyor farklı bir şeyler okumak isterseniz güzel bir tercih olabilir.Aklıma gelmişken bu ay Nerve diye bir film izledim.Çevirilerde sinir anlamını kullanmışlar ama cesaret anlamı filmle daha alakalı.

Filmde de bir oyun var görevler filan Erebos'a benziyor biraz.Film de güzeldi onu da tavsiye ederim eğlenceli bir gençlik filmi.
Puanım 5/5

27 Kasım 2016 Pazar

Genç Bir Doktorun Anıları -Mihail Bulgakov | Kitap Yorumu

Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir.Zor bir doğum, hassas bir cerrahi müdahale, uzaktaki bir hastaya ulaşabilmek için şiddetli bir kar fırtınasına rağmen göze alınan bir yolculuk, ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaş… Genç doktorun gündelik hayatında karşılaştığı bütün zorlu sınavlar, Bulgakov’un elinde olağanüstü güçlü bir anlatımla, dram sınırlarında gezinen bir dokunaklılıkta öykülere dönüşür.
Hazır havalar soğumuş kış ayları da yavaş yavaş yaklaşırken bu kitabı okumak istedim.Kış ayında okunabilecek çok güzel bir eser.Kitabın ilk sayfasından itibaren sizi Rusya'nın soğuk havası karşılıyor.Yeni mezun olmuş bir doktor Rusya'nın bir köyünde.Başına neler gelecek kim bilir ve bunlarla nasıl mücadele edecek.Doktorun kafasında bu düşünceler varken ilk geceden uykusu kaçıyor ve doğal olarak sizinde acaba nasıl yapacak üstesinden gelebilecek mi diye bir sonraki sayfayı heyecanla çeviriyorsunuz.

Yazar Bulgakov tıp mezunu bir yazardır.Kitaptakiler her ne kadar kurgu olsa da çevresinde görmüş olduğu ya da başına gelen olaylardan esinlendiğini düşünüyorum.Güzel bir kitaptı içinde tıp terimleri ilaçlar filan var ama sıkılmıyor onlara takılmıyorsunuz.Kitabın bir de mini bir dizisi var ilk bölümünü izledim güzel başlamıştı ama sonra bazı yerler değiştirilmişti 8 bölüm izleseniz de olur izlemeseniz de.Kış aylarına yakışır bir kitap tavsiye ederim.Kar,tipi tam kış ayına uygun.
Puanım 4/5

25 Kasım 2016 Cuma

Meleğin Düşüşü -Susan Ee | Kitap Yorumu

Kıyamet melekleri yeryüzüne inip tüm dünyayı yakıp yıktığından bu yana altı hafta geçti. Gündüzleri sokak çeteleri hüküm sürüyor, geceleri korkunun ta kendisi. Bir gün savaşçı melekler küçük bir kızı kaçırdılar, tekerlekli sandalyeye mahkum, aç biilaç halde, ufacık bir kızı. Kızın ablası, Penryn, kardeşini kurtarmak için elinden geleni ardına koymayacak. Buna, aslında düşmanı olan bir melekle bir anlaşma yapmak dahil olsa bile. Raffe, kanatları kesilmiş, gücünü yitirmiş bir melek. Binlerce yıl savaştıktan sonra şimdi hayatı, gencecik bir kızın ellerinde. Penryn ve Raff e, korkunun ve tuhaf yaratıkların hüküm sürdüğü bir dünyada bir başlarınalar, hayatta kalmak için de birbirlerine ihtiyaçları var. Her şeye rağmen sağ kalıp düşman meleklerin inine gitmeliler. Penryn burada kardeşini bulmayı umut ediyor. Raffe ise binlerce yıllık düşmanlarına karşı tek başına savaşıp kanatlarını ve eski gücünü yeniden kazanmayı.
Şu sıralar vampirli kitap okumak istiyorum ama elimde hiç öyle kitap kalmamış şuan için de ekitap okumak istemediğim içinde kitaplıktan seçtim.Melek de sonuçta fantastik dedim buna başladım.Beklentisiz başladığım için mi bilmiyorum kitabı çok sevdim.Çok akıcıydı,aksiyonu da iyiydi.Melek temalı konu ama devam kitaplarında başka fantastik şeylerde çıkacak gibi.Son kısımdaki olaylardan dolayı öyle düşünüyorum.

Serinin devam kitapları elimde yok kalanını ekitap okumayı düşünüyorum hem meraktan hemde ilk kitabın kapağını sevmediğimden bunu da takasa koydum.Neden değiştirdiniz ki kapağı yani.Tamam konusu ile tam uyumlu ama ilk kapak daha güzel devam kitapları da aynı neden yani.Neyse reading slumpta iseniz,böyle fantastik bir şeyler okumak istiyorsanız Meleğin Düşüşü doğru tercih.Vampir kurt adamlardan sıkıldıysanız birde melekleri deneyebilirsiniz.Umarım devam kitapları da böyle güzeldir seriyi güzel bitirmişlerdir.
Puanım 5/5

Okuoku Kitap Alışverişim

Okumayı da yazmayı da en sevdiğim yazılardan biri kitap alışverişleri.Bir kaç aydır rutin haline geldi okuoku sitesi.Sebebi de 9.90 indirimleri.Sanırım Artemis yayınları ile bir sözleşme mi bir anlaşması mı ne var hep bu yayın evi indirimde.İlk nokta sitesinin İthaki ve Yabancıya ait olması gibi sanırım.O siteyi de merak ediyorum özellikle İthaki'de uygun fiyatları var ama biraz olumsuz yorum okuyunca tereddütlerim var.O siteden alışveriş yapanlar varsa görüşlerini yazarlarsa çok memnun olurum.

Şimdi gelelim aldıklarıma.Hepsi 9.90 indirimdeydi. Sophie Kinsella uzun zamandır merak ettiğim bir yazar.Chick lit edebiyatının kraliçesi olarak biliniyor.Bu yazarı çok görüyor ve güzel olduklarını duyuyordum.Annem de Pasaklı Tanrıça adlı kitabını okumuş çok beğenmişti bende hazır indirimdeyken alıyım dedim.Alışverişkolik serisinin tamamı indirimdeydi gönlüm isterdi hepsini almak ama bütçem yoktu bende iki tane o seriden iki tane de bağımsız aldım.Evet birde Kemikler Şehri var.Geçen ay yazmadım ama Cehennem Makineleri indirimdeydi o seriyi almıştım.Ölümcül Oyuncaklar serisinin seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok.İki seri birbiriyle bağlantılı önce bu serinin üç kitabını sonra Cehennem Makineleri'ymiş.Bende hazır indirimde olunca bu kitaba şans vermek istedim.Beğenirsem ve indirimde olursa eğer devam kitaplarını da alırım.Bakalım Aralık ayında neler indirimde olucak Duman ve Kemiğin Kızı serisinin devamları ve Ay Günlüğü serisinin devamları kesin olur fix yani kaç aydır.Aslında umarım benim istediğim kitaplar indirimde olmaz bir iki ay hem kitaplarımı okurum hemde masrafa girmem.Umarım sizin istedikleriniz indirimde olur.Hoşçakalın^^

23 Kasım 2016 Çarşamba

Hayvan Çiftliği - George Orwell | Kitap Yorumu

Beylik Çiftliği'ndeyaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır.Çiftlik artık onlara aittir ve adı da Hayvan Çiftliği olur.Peki Hayvan Çiftliği'ni insanlardan daha iyi yönetebilecekler midir?
Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir. 
Kitap her ne kadar peri masalı görünümü olsa da altında yatan anlam siyasi hiciv özelliği taşımasıdır.Romandaki önder domuz Stalin'i temsil etmektedir.Kimin aklına gelir bu şekilde eleştiri romanı yazmak.Koltuk sevdası,başa geçme her ülkede sorun olmuştur.Önce seçim yapılır tabi bu zamanda halkın duymak istedikleri söylenir,başa geçince o sözlerin bir kısmı yerine getirilir halkın desteği devam eder ama bir süre sonra koltuk başa geçeni ele geçirir.Bu ister insan olsun hayvan olsun aynıdır.George Orwell bu durumu,sosyalist rejimi inceden inceye sert bir dille eleştirmektedir.
İster çocuk ol,ister yetişkin ister siyaseti hiç sevme(şahşen ben hiç hazetmem) herkesin okuyabileceği bir kitap.Çocuklar için peri masalı büyükler için ince anlamları olan bir roman.
Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Puanım 5/5

21 Kasım 2016 Pazartesi

Komik Bir Hikaye -Ned Vizzini | Kitap Yorumu


New York şehri sakinlerinden on beş yaşındaki Craig Gilner hayatta başarılı olmaya kararlıdır. Bunun için de önce doğru liseye, sonra doğru üniversiteye, sonra da doğru işe girmelidir. Ama olaylar hiç de umduğu gibi gelişmez ve Manhattan’ın en zorlu liselerinden birine kabul edilmesiyle birlikte hayatı çekilmez bir hal alır. Depresyona giren Craig yemek yiyemez, uyuyamaz ve bir gece kendini öldürmeye karar verir. İntihar kararıyla birlikte acil servisin yolunu tutan Craig kendi isteğiyle psikiyatri kliniğine yatar ve seks bağımlısı travesti, makasla yüzünü kesen genç kız, yerçekiminden korkan çocuk gibi birbirinden ilginç karakterlerden oluşan hastaların arasına karışır. Craig burada, onu yiyip bitiren endişelerinin kaynağıyla yüzleşme fırsatı yakalayacaktır.
Hımm...Kitabın ismi Komik Bir Hikaye komik mi peki hayır ne yazık ki.Ama akıcı mı evet,çerezlik mi evet.Aslında kitabı anne babalar okumalı evet bazı kısımları okumamalılar,ama onun dışında çocuklarını dersler ve sınavlar hakkında sıkanlar için birebir.
Craig ders çalışmaktan başka bir şey düşünmez ama burada aile baskısı yok ,okul baskısı var okul ödevleri fazla gelir ve o yüzden depresyona girer tabi birde yanlış arkadaş seçimi mi desem biraz içten içe kıskançlık mı bilemedim.Hastane olaylarına gelinceye kadar her şey tek düzeydi.Hastaneden sonra biraz açıldı kitap farklı karakterler insanlar renk kattılar kitaba.Kitabın kapağının çok hoşuma gitmişti onu da kitabı okurken öğreniyorsunuz.Böyle güzel bir resim sanat olacağını düşünmezdim.Kafa dağıtmalık bir şeyler arıyorsanız okuyabilirsiniz onun dışında çok da farklı bir şey yok.Yine de okurken kendinizi bir şeyler çıkarabileceğiniz bir kitap.
Puanım 3/5

18 Kasım 2016 Cuma

Satranç- Stefan Zweig | Kitap Yorumu

 
Raslantı sonucu eline geçirdiği bir kitapla satrancın inceliklerini öğrenerek bu oyunu bir tutkuya dönüştüren ve giderek bu tutkusu yüzünden beyin hummasına yakalanan Dr.B.'nin öyküsüdür görünüşte Satranç.Ama derinlerde bir veda mektubudur aslında.
Yazmaya veda ederken yaşamaya da veda etmeyi seçer yazar.Bu öyküyü Brezilya'da sürgündeyken yazdıktan kısa bir sonra karısı ile yaşamına son vermiştir.Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı.Okuduktan sonra neden bu kadar bekledim dedim ki.Kitapta bir kurgu var ama asıl kurgu baş karakterin ruhsan gelgitleri.Bir insanın tutkusunun nasıl son nokta delirmeye geldiğini okuyoruz.

Böyle kısa kitapların da nasıl güzel olabileceğinin bir örneği Stefan Zweig.Kitapta neredeyse çok az diyalog var bu durum sizi rahatsız etmiyor kitabın akışına kendinizi kaptırıyorsunuz.Ben satranç bilmiyorum pek ilgimi çekmiyor ama satrancın nasıl bir tutku nasıl güzel olduğunu okudum kitapta. Alın okuyun bence ben Stefan Zweig ile tanıştım siz de tanışın.
Puanım 5/5

15 Kasım 2016 Salı

Sahilde Kafka -Haruki Murakami | Kitap Yorumu


Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir “düzenek” gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir… Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.

Kafka Tamura evden kaçmakla kehanetten kaçtığını rahat olduğunu düşünür.Kısa süreliğine olsa da buna inanır.Ama hiç bir şey umduğu gitmez kendini kehanetin kollarına bırakır. Olayın bir de Nakata kısmı var.Bendeniz Nakata biraz akılsızımdır,kedilerle konuşurum. Yılan balığını çok severim bendeniz Nakata. Evet Nakata aynen böyledir küçüklüğünde başına gelen bir olay sonrası,başarılı bir çocukken içi boş birine dönmüştür ama aslında hiç de boş değildir.İlk başlarda sürekli kedilerle mi konuşacak bu adam diye sıkıldığım oldu. Ama sonra bir açıldı pir açıldı bence kitabın baş karakteri Kafka Tamura değil Bendeniz Nakata ve onun yoldaşı.O yoldaşın da amca! amca! diye seslenmesi çok hoşuma giden yerler.

Sahilde Kafka,yazarın okuduğum ilk kitabı çok farklıydı,çok farklı bir konu ele alınmıştı. Özellikle o kehanetin ne olduğunu öğrenince kanım çekildi.Hayal gücü,olayları birleşmesi filan Davinci'nin Şifresi gibiydi.Kalın bir kitap ama yarısına kadar sabrederseniz sonra olaylar hareketleniyor.İlk yarısı biraz daha durağan normaldi.Biraz sıkıldım ilk yarıda.O kısımlar fazla uzatılmamış olsaydı kitap daha iyi olurdu.Olayları çözdüm ama bu keyfimi kaçırmadı nasıl sonuca ulaşacağını olayları merak ettim.Kalınlığı gözünüzü korkutmazsa sabırlıysanız tavsiye ederim.
Puanım 4/5 

13 Kasım 2016 Pazar

Çocukluğun Soğuk Geceleri- Tezer Özlü | Kitap Yorumu

Tezer Özlü'nün ilk romanı olan Çocukluğun Soğuk Geceleri,kendi yaşamını yaşayamadığı çocukluğunu konu alıyor.Babası müfettiştir ve evde de adeta müfettiş gibi davranmaktadır.
Her çocuk gibi Tezer de bu durumdan hiç hoşlanmamaktadır.Abisinin gibi ayrı bir odasının olmayışı bile onu rahatsız etmektedir.Çevresindeki kızlara şehir hayatına özenmektedir. Onlar gibi olmak isterken kendi benliğini kaybetmeye başlar psikolojisi bozulur. Küçüklüğünde yaşadığı çarpık ilişkiler de buna sebep olmuştur.Hastaneye yatmıştır.Ama orada da elektro şok,hemşirelerin davranışları onu rahatsız etmektedir.Sevdiği adamı bulur ve onun kollarında hatırlar çocukluğun soğuk gecelerini...


Bu kitap sanki kitaplara,dizilere konu olan  küçük bir yerden büyük kente göç sonrası çocukların kentin kötü yaşamına kendilerini kaptırmaları büyük şehir seni yutar haberin olmaz misali dağılmaları gibiydi.Ama tek fark bu gerçek bir hayat öyküsü.



Kitap başlarda iyiydi ama sonra parça parça daldan dala atlar gibi oldu geçişlerde biraz afalladım geçiş olmadığı için.Türk edebiyatının melankolik prensesi deniyor ama ben bunu pek hissedemedim.Başı boşluk mu desem vurdumduymazlık mı desem daha çok hissettim pek duygu hissetmedim yani kitaptan.Daha farklı daha duygu yüklü bekliyordum ama olmadı.Kısacık bir kitap daha uzun olsaydı belki yarım bırakabilirdim.Tezer Özlü'nün kalemi biraz farklı,herkese hitap eden bir yazar değil.Yazarın hem hayatını hem de kalemini merak edenler için ideal başlangıç Çocukluğun Soğuk Geceleri.

Puanım 2/5

11 Kasım 2016 Cuma

Yolun Sonundaki Okyanus - Neil Gaiman | Kitap Yorumu

Hikâye, kahramanımızın çocukluğuna dönmesi ve evinin yanındaki gölün aslında bir okyanus olduğunu iddia eden Lettie Hempstock’a dair anılarının canlanmasıyla başlıyor. Bu andan sonra; küçük bir çocuğun fazlasıyla ürkütücü, garip ve tehlikelerle dolu geçmişine doğru bir kapı açılıyor. Artık, yolun sonunda neyle karşılaşacağını kahramanımız da bilmiyor…
Yine arka kapak yazısını okumadan ve konusu hakkında hiç bir fikrim olmadan başladığım bir kitap.Kitabı çok sevdim ama keşke dediğim bir kaç şey var.Kitap daha uzun olabilirdi.Hempstock ailesi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isterdim.Kimler neden hepsinin soyadı aynı ,nereden geldiler ve okyanus gizemli derinliklerini keşfetmek öğrenmek isterdim.Aslında yazar bu kitabı yazarken hikaye yazmak istemiş ama sonradan gidişat roman olarak kalmış.Belkide ondan uzatmak istemedi ayrıntılara boğmak istemedi bazı şeyler üstü kapalı olarak kaldı.Bizim hayal dünyamıza bıraktı.
Kitap aslında bir çocuk romanı havasında ama okumaya başladığınızda hikayeye kendinizi kaptırıp o dünyada kayboluyorsunuz.Kafanızı yormayacak ,dertleri sıkıntıları bir an unutturacak kitap arıyorsanız bu kitap tam size göre.
Birde kitaptaki baş karakterin ismi yok yani var ama kimse ismiyle seslenmiyor ya da ismini sormuyor ona,zekice esprili bir şey bu çok hoşuma gitti.Kitap bittiğinde karakterin adı neydi ya dedim sonra fark ettim ismi yok :)
Uzun zamandır Neil Gaiman ile tanışmak istiyordum.Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmayacak.Diğer kitaplarını da okumak istiyorum.Özellikle Mezarlık Kitabı'nı merak ediyorum.Benim gibi yazarla tanışmak isteyenlere,hafif masal tadında fantastik bir roman okumak isteyenlere tavsiyemdir.

Puanım 4/5
"Romanlarımı alıp yatağa uzandım,kendimi maceraların kollarına bıraktım.Kitap okumak en sevdiğim alışkanlıklarımdandır.Romanlar insanlardan daha güvenilirdir."

4 Kasım 2016 Cuma

Sırça Fanus- Sylvia Plath | Kitap Yorumu



Hani bana en çok kentin içinde mi yoksa dışında mı yaşamak istediğimi sormuştun.
Sen de demiştin ki...
Ben de demiştim ki kentin hem içinde hem dışında yaşamak isterim.
Sen de,gülmüştün ve benim gerçek bir nörotikin yapısına sahip olduğumu söylemiştin.Haklıydın da. Ben gerçekten nörotikim. Ne kentin içinde, ne de dışında yerleşebilirim.
En çok bu alıntıda onu hissettim.Neler düşünebildiğini neler hissedebildiğini.Acaba mı dedim acaba bende mi bir nörotikim.Çünkü bende hem kentin içinde hem de kentten uzakta yaşamak istiyorum.Evet bu öyle bir kitap.Kitabın bir yerinde bir cümlesinde kendinizi hissedebileceğiniz.Dönüp kendinizi sorgulayabileceğiniz.

Sırça Fanus yazarın ilk ve son romanıdır.Bu romanı yayınladıktan kısa bir süre sonra kendi yaşamına son vermiştir.Kurgu olmasına rağmen yarı otobiyografi kitabıdır.Kırılgan,karamsar,depresif,düşünceli bir kitap.Kitaptaki karakter başarılı bir öğrencidir ama bir gün bir derse kabul edilmeyişi ardından bunalıma girer,yazmayı dener yazamaz,uyumak ister uyuyamaz kaçınılmaz son psikiyatri kliniğidir.Benim düşüncem başarısız olunca depresyona girmiyor karakter aslında başından beri kafası garip düşüncelerle gidip geliyor tam olarak bunalıma girmesi başarısız olması ile patlak veriyor.Çünkü kitabın başından itibaren hissedebiliyorsunuz o depresyon havasını.Verilen şok tedavileri en çok rahatsız eden nokta.Okurken yazarın yaşadığı dönemi düşünüyorum o zamanın tedavi yöntemleri daha bir rahatsız edici oluyor.Çok çok depresif bunaltıcı bir kitap değil ama kasvetli bir havası olduğu doğru.Aslında şair olan yazarın birde günlüklerinden mektuplarından olan derleme bir kitap var onu daha çok merak ediyorum.Asıl yaşanmışlık ondandır diye düşünüyorum.
Puanım 3/5

3 Kasım 2016 Perşembe

Ekim Ayında Okuduklarım | İzlediklerim


Selam bir ay daha bitti. Bu ay benim için güzel verimli bir ay oldu performansımdan mutluyum.Bu ay 7 kitap okudum,iki sezon dizi izledim 3 tane de film izledim.

Okuduklarım 

  • Hiçliğin Kıyısında 4/5
  • Kan Sözü 4/5
  • Ruh Bağı 4/5
  • Son Fedakarlık 4/5
  • Muhteşem Gatsby 4/5
  • Düğün 5/5
  • Yakut Kırmızı 5/5
Okuduklarımın hepsinin ayrı ayrı blogda yorumları var.Genel olarak memnunum okuduklarımdan.
Vampir akademisi serisini bu sene okumaya başladım ve sene içinde bitirmek istiyordum son üç kitabı maraton halinde okudum.Son üç kitap gerçekten iyiydi ilk kitaplara göre.Umarım bu kitap okuma verimliliği diğer aylarda da devam eder.

İzlediklerim | Diziler  
  • Arrow 3.sezon  
Arrow ilk başladığı zamandan beri takip ettiğim bir dizi güncel olarak izliyordum genelde ama geçen sene sınavlar filan derken araya kaynadı.Bu ay bitirdim.Diğer sezonlara göre mutluluk ve hüzün bir aradaydı.Sezon başında gösterdikleri bir kare ile sezon boyunca merakla heyecanla izledim.
  • The Originals 3.sezon
Ah bu dizi bayılıyorum her şeyine.Bu dizi The Vampire Diaries'in spin off 'u.Resmen The Originals başlayınca vampir günlüklerinin pabucunu dama attım.Bu dizinin her şeyini seviyorum karakterleri,ingiliz aksanları,köken vampirler arasındaki bağ,kardeşlik bağı çok güzel bee:) Şehir de çok güzel New Orleans.Dizi de ne ararsanız var cadılar,kurt adamlar,vampirler.
4 sezonun başlamasına daha çok var takvimler Ocak ayını gösteriyor.Ve bir söylenti var final olabilir.
Olmasın mümkünse yalan haber olsun.

İzlediklerim | Filmler
  • City of Angels - Melekler Şehri 1998
Geçtiğimiz ay kendime film listesi hazırlıyordum.Sonbahar temalı sonbaharda izlenecek filmlere bakıyordum.Hazır sonbahar da gelmişken o tarz bir şeyler izleyeyim dedim.Karşıma bu film çıktı uzun zamandır da izlemek istiyordum zaten.Film melek ve aşk temalı ben beğendim.Böyle filmleri seviyorsanız tavsiye ederim.


  • When Harry Met Sally - Harry ile Sally Tanışınca 1989

Yine aynı sonbahar temalı filmlerde karşıma çıkan bir film.İlişkiler üzerine bir film.Biraz durağan kadın ve erkek arkadaş olur mu olmaz mı asıl konu bu.Meg Ryan çok hoştu filmde onu çok beğendim.Uyumadan önce telefon sahneleri çok hoşuma gitti.Onun dışında biraz sonu belli bir film biraz sıkılmadım desem yalan olur.Çok merak ediyorsanız izleyin derim.


  • The Great Gatsby - Muhteşem Gatsby 2013
Kitabını okuyunca filmini de bekletmeden izlemek istedim.Senaryoya nasıl uyarlandığını merak ediyordum.Çekimler,müzikler,senaryo güzel uyarlanmış.Kitapta sevmediğim bir iki gereksiz yer film de de vardı onun dışında gayet iyi bir filmdi.Filmdeki parti sahneleri ve Gatsby ile tanışma en sevdiğim kısımlar oldu.



Bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın.