19 Şubat 2020 Çarşamba

Son Söz Aşkın - Julia Quinn (Bridgertons Serisi #3)

Kitabın Adı: Son Söz Aşkın
Orijinal Adı: An Offer From A Gentleman
Yazarı: Julia Quinn
Seri Adı: Bridgertons Serisi
Seri Sıralaması: 3/8
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Türü: Tarihi Aşk, Historical, Romantik
Sayfa Sayısı: 414
Basım Tarihi: 2010 
Puanım: 5/5

Arka Kapak Yazısı: Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgerton’un meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensi’nin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgerton’un güçlü kollarının arasında dans ederken kendini kraliyet ailesinden birisi gibi hisseder. Yalnız ortada bir sorun vardır, saat geceyarısını gösterdiğinde bu sihrin sona ermesi gerekmektedir.
Kimdi bu olağanüstü kadın? O büyülü geceden sonra, gümüş elbiseli kadının güzelliğiyle adeta kör olmuş Benedict’in gözü başkasını görmez, ta ki kendini, ona garip bir şekilde tanıdık gelen hizmetçi kıyafeti giymiş o alımlı kadını içine girdiği tatsız durumdan kurtarmak zorunda hissedene kadar…

Yorumum: Bridgertons kardeşleri okumaya devam ediyorum.Bundan bir önceki kitapta en büyük erkek kardeşe ağabey Anthony'i okumuştuk.İlk kitapta da ağırlıkla vardı.Bir de esprili anlayışıyla üçüncü erkek kardeş sıkça gördüğümüz karakter Colin onun daha hikayesini görmesek de aralarda okuduk.Bu kitapta da ikinci erkek kardeş Benedit yer alıyor diğer kitaplarda pek hatırlamıyorum baskın bir özelliği olmadığından sanırım sakin karakterli oluşundan.

Külkedi masalının bir versiyonunu okuyoruz bu kitapta.Sonunu bildiğimiz bir masal ama yine de kendini merakla okutuyor.Sophie'nin hayat ile mücadelesi,Benedit'in rüyalarını süslediği gümüş elbiseli kadını arayışı umutsuz bir aşk hikayesi.Anca masallarda olabilecek güzellikte bir aşk hikayesi.

Son zamanlarda elimde seriler biriktiğinden yorumlar hep seri devamlarından oluşuyor bir sonraki ayın kitabı hiç şaşırtıcı olmayacak şekilde büyük ihtimal Rüyalar Gerçek Olsa olucak onda da Colin'in hikayesini okuyacağım eğlenceli bir kitap olacağını düşünüyorum.Ve büyük bir ihtimal evlenmem dediği kadınla evlenecek :)


15 Şubat 2020 Cumartesi

İhanet - Camilla Grebe

Kitabın Adı: İhanet
Orijinal Adı: The Ice Beneath Her
Yazarı: Camilla Grebe
Yayınevi: Yabancı Yayınları 
Türü: Polisiye
Sayfa Sayısı: 400
Basım Tarihi: 2017
Puanım: 3/5 

Arka Kapak Yazısı: Herkes seni tanır ama sen kimseyi tanımazsın.
Herkes arkadaşın olmak ister ama sen kimseye güvenemezsin.
Kimseye...

Kış soğuğunun çöktüğü Stockholm’de polisler korkunç bir cinayetle karşı karşıya gelirler. Kimliği belirsiz bir kadının başı, ünlü bir giyim mağazası zincirinin CEO’su Jesper Orre’nin lüks evinde bulunur. On yıl önce işlenmiş bir cinayetin izlerini taşıyan olayın şüphelisi Orre kayıplara karışmıştır.
Kayıp işadamını arayan yalnızca polisler değildir. Zincire bağlı mağazalardan birinde çalışan Emma Bohman, Orre’yle iki ay önce tanışmış ve aralarında bir ilişki başlamıştır. Fakat ilişkileri ne kadar hızlı başladıysa, Orre’nin yok olmasıyla bir o kadar da hızlı bitmiştir.
Aynı adamı farklı sebeplerle arayan polis ve Emma’nın yolları saplantıyla, intikamla ve delilikle örülü bir yolda kesişecek; olaylar çözülmeye başladıkça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkacaktır.

Yorumum:Zamanında Okuoku indiriminden arka kapak yazısına bakarak almıştım.Stockholm'da geçmesinden İskandinav polisiyesi okuyayım farklı olur düşünerek almıştım.Ama pek umduğumu bulamadım.

Kitap üç kişinin ağzından anlatılıyor ilk dedektiften ve maktulün bulunmasıyla başlıyoruz.Başlar kitaba alışma evresidir bana göre ve yazar burada ilk hatayı yapıyor olay yeri inceleme yapılacağı yerde dedektif geçmiş hayallere dalıyor çok saçma biçimde.Neyse derken ikinci karaktere geçiyoruz sonra üçüncü sonra tekrar böyle devam ediyor.Yazar sürekli geçmişi deşme geçmişten anılar yazma derdindeydi bana kalırsa.Polisiye kısmı yerine dram kısmı daha yoğundu kitapta.İlk başlarda bu gözüme çok battı sonradan alıştım sanırım.Bazı şeyleri anlatmasa da olurdu gereksizdi.100 sayfa daha kısa olabilirdi kitap.

Gelelim kitabın sonuna yazar son yazmaya üşenmiş son bir kaç sayfada katil tutuklandı ve kitap bitti.Kitabın en iyi tarafı akıcı olmasıydı.Orta halli bulduğum bir kitap oldu polisiye okumak isteyenlere pek tavsiye etmeyeceğim ama biraz polisiye dram olsun diyenler okuyabilirler yoksa daha güzel polisiyeler var.

8 Şubat 2020 Cumartesi

Hayaletin Laneti - Joseph Delaney (Wardstone Günlükleri #2)


Kitabın Adı: Hayaletin Laneti 
Orijinal Adı: The Spook's Curse 
Seri Adı: Wardstone Günlükleri 
Seri Sıralaması: 2/13+2 
Yayınevi: Tudem Yayınları 
Türü: Fantastik,Korku,Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 320  
Basım Tarihi: 2009  
Puanım: 4/5

Arka Kapak Yazısı: Hayalet ve çırağı Thomas Ward yarım kalmış bir işi halletmek için Priestown’a gitti. Katedraldaki yer altı mezarlarının derinlerinde Hayalet’in hiçbir zaman yenemediği bir yaratık yatmaktaydı. Öyle bir yaratıktı ki herkes onun güçlerinden korkuyordu. Ona Zehir diyorlardı

Thomas ve hayalet, Zehir’le mücadelerinde tek düşmanlarının o olmadığını görürler. Thomas ve ustası onları izleyen bu lanetten kurtulabilecek mi?


“Neredeyse altı aydır Bay Gregory’nin çırağısın. Yani bazı şeyleri kendi başına halledebilecek kadar eğitim almış olmalısın” dedi annem. “ve artık karanlık seni fark etti, yakalayıncaya kadar da peşini bırakmayacaktır. Yani tehlikedesin oğlum ve bu tehlike giderek artacak. Ama şunu unutma sende büyüyorsun oğlum. Genç bir erkek olduğunda korkma sırası karanlığa geçecek, çünkü o zaman sen av değil, avcı olacaksın. Sana bu yüzden hayat verdim.”


“Tüylerinizi diken diken edecek bir devam kitabı.”
Amanda Craig, The Times

“Tom Ward ürkütücü bir hikâye ile geri döndü. Bu maceranın içinde kaybolmaya bayılacaksınız.”
Funday Times

Yorumum: Ocak ayında aklımdaki bütün kitapları okumuştum ne okusam diye düşünürken bu kitap aklıma geldi.

Altı aydır hayalet ve çırağı Thomas beraberlerdir ve yine yollara düşmüşlerdir.Ama bu sefer tek sorun ölümcül yaratıklar değil hayaletten hoşlanmayan kendilerine cadı avcısı diyen bir grup da peşlerindedir.Thomas ne yapacağını bilmez bir haldedir bir yanda Zehir adlı yaratık bir yanda hayalet Gregory ve önceki kitaptan Alice.

İlk kitap tanışma kitabıydı daha az olay vardı bu kitap ise ona göre daha aksiyonlu ve hareketliydi.Tempo hiç düşmedi diyebilirim.Daha önce okuduğumdan farklı yaratıklar var bu seride  basit bir cadı ya da vampir değil onların bile türleri var kendi içinde bu da kitabı merakla okumamı sağlıyor.Acaba bir sonraki kitapta neler olucak nasıl yaratıklarla karşılaşacağız diyorum.

Seri de Thomas harici Alice hakkında neler olucak hayat ve hayalet ona nasıl bir yol çizecek onu daha çok merak ediyorum.Biraz ön yargılıyım o karakterden ama sanki yavaş yavaş kanım ısınacak gibi devam kitaplarını okuyup göreceğim.

"Dünyanın işleyişi çok tuhaftı. Kötülükten iyilik doğabiliyordu."

5 Şubat 2020 Çarşamba

Ölüm Tuzağı - Nora Roberts (Ölüm Serisi #8)

Kitabın Adı: Ölüm Tuzağı 
Orijinal Adı: Conspiracy In Death
Seri Adı: Ölüm Serisi / Eve Dallas Serisi 
Seri Sıralaması: 8/40 
Yayınevi: Epsilon Yayınları 
Türü: Polisiye Romantik 
Sayfa Sayısı: 408
Basım Tarihi: 2008 
Puanım: 4/5

Arka Kapak Yazısı: Nora Roberts'tan Eve Dallas Polisiyeleri dizisinin sekizinci kitabı Ölüm Tuzağı, heyecanlı ve macera dolu bir polisiyenin yanı sıra Eve ve Roarke'un tutku dolu aşkını anlatmaya da devam ediyor.

Epsilon Yayınevi'nin sevilen polisiye yazarı Nora Roberts Ölüm Tuzağı'nda okurlarına yine heyecandan ellerinden bırakamayacakları bir macera sözü veriyor.

Bir seri katil ve çaresizlik içerisinde olan, savunmasız kurbanlar. Masum ve hasta insanların canını bir başka insan neden alır ki? Bunu ne için yapıyor olabilir? Büyük bir yetenekle, hem de kimsenin canını acıtmadan bir cerrah yeteneği sayesinde.

Yorumum: Macera kaldığı yerden devam ediyor yine çok ilginç olaylar oluyor yine Eve Dallas olayları çözümlüyor.Ama bu sefer kitabın içine girmem zor oldu aslında konu ilginçti ama tıbbi bir olay olduğundan sanırım okumam biraz zor oldu.

Eve'nin hayattaki hayata tutunma yaşama amacı Roarke dışında polislik kariyeridir ama bu duruma başka bir polis taş koymaya çalışır.Bu durum Eve için çok kötüdür rozeti elinden alınırsa bir hiç olacağını eski kötü günlere döneceğinden zor günler geçirir.En büyük destekçisi Roarke yanındadır.

Konu güzeldi ama bir sıkıntısı vardı kitabın belki de çeviriden kaynaklıydı genelde kitapları okumadan ya da okuduktan sonra kitap yurdunda yorumlara bakarım orada da çeviriden şikayet vardı umarım yeni basımda bu sorunlar giderilmiş olur.

"Peabody, ben dışarı çıkıyorum."
"Elime geçen başka bilgiler var, sana da geçmemi ister misin?"
"Hayır, sen burada kal ve çalışmaları bitir. Birkaç saat burada
olmayacağım. Bu işini bitirince, gidip bir çekiç bulmanı
istiyorum."
Peabody not defterini çıkardı; emirleri yazıyordu tek tek.
Sonra Eve'e kızdı.
"Efendim, bir çekiç mi?"
"Evet doğru. Gerçekten büyük, ağır bir çekiç bul. Sonra
onu büroma getir ve masamda duran, lanet olası bilgisayarı parçala."