24 Ağustos 2016 Çarşamba

Kızıl Tepe - Jamie McGuire | Kitap Yorumu

Âşık Olduğunuz Kişiyi Hayatta Kalmak İçin Öldürmek Zorunda Olduğunuzu Bilseniz Ne Yapardınız? İki kızını yalnız başına yetiştirmek için çabalayan Scarlet; evli olsa da âşık olmanın ne demek olduğunu unutmuş, tek yaşama nedeni küçük kızı olan Nathan ve tek derdi kız kardeşi ve erkek arkadaşlarıyla yapacakları hafta sonu kaçamağı olan üniversiteli bir genç kız olan Miranda… Dünyayı etkisi altına alan bir salgın patlak verdiğinde bu üç kişinin hayatı beklemedikleri şekilde kesişir ve artık tek amaçları vardır: Bu yeni ve acımasız dünyada hayatta kalabilmek.
Kızıl Tepe takas yoluyla elime geçen ,listemde olmayan bir kitap iki kitap takası yapıcağımız için macera türünde olduğu için tercih etmiştim.Şimdiye kadar hiç zombili kitap okumamıştım bu benim ilk kitabım.Ama The Walking Dead'i izliyorum orada salgının nasıl başladığı belirtilmiyor bu kitapta ise ilk salgın zamanıyla başlıyor.Tam olarak neden de olduğunu söylemese de ilk kimlerin yakalandığını ilk defa zombileri gören insanların tepkileri yansıtılıyor.

Kitap üç karakter ağzından anlatılıyor;Scarlet'in anlatımı ile başlıyor doktor olan bir annenin kızlarına ulaşabilme mücadelesi üzerine kurulu konu daha sonra Nathan var küçük kızı ile hayatta kalma mücadelesi veren en son da Miranda kardeşi ve arkadaşları ailelerinin yanına ulaşma mücadelesi veriyorlar.Ve bu karakterlerin yolu çok güzel bir şekilde kesişiyor
.

Kitap çok heyecanlıydı sanki benimde arkamdan zombiler kovalıyormuş gibiydi.Hızlı hızlı okudum.Yazarın diğer kitaplarını okumadım ama bu kitabı gayet akıcıydı.Sonlara foğru aksiyon düşsede merak uyandırıyordu.Tek bir kitap yani seri değil ama sonu sanki seriymişcesine biraz havada kaldı gibi merak ettim şahsen ee nolucak bundan sonra diye.Ama devam kitabı olsa da devamını getirmek biraz zor olurdu.Karışık duygular içerisindeyim.Zombilerle ilgili sürükleyici bir kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Bir puan kırdım niyeyse tam puan vermek istemedim sebebi o.
Puanım 4/5

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Şampiyon- Marie Lu | Kitap Yorumu


Day bir efsane. June ise bir deha. Peki, kim ŞAMPİYON olacak? June ile Day, Cumhuriyet halkı ve birbirleri için çok fazla fedakârlıkta bulunmuşlardır. Şimdi vatanları bir dönüm noktasındayken June bir kez daha Cumhuriyet’in gözüne girmiş ve hükümetin seçkin çevresinde bir Princeps adayı olarak hizmet vermeye başlamıştır. Day de yüksek rütbeli bir asker olmuştur. Bir barış antlaşması yürürlüğe girmek üzereyken ortaya çıkan ölümcül bir salgın, Koloniler arasında paniğe yol açmış ve Cumhuriyet’in sınır kentlerini savaş tehdidi sarmıştır. Sadece June bu tehdide karşı ülkesini nasıl savunacağını bilmektedir. Ancak binlerce insanın hayatını kurtarabilmeleri için sevdiği tek erkekten, her şeyini feda etmesini istemek zorundadır. Marie Lu’nun heyecan dolu, macera ve gerilim yüklü üçlemesi şaşırtıcı bir finalle sonlanıyor…
Evet... Arka kapak yazısını yazdım,oturdum ne yazsam diye düşünüyorum.Güzel kitapları yorumlaması neden zor.Başlayalım o halde.
Deha kitabı öyle bir yerde bitmişti ki bu kitaba yüreğim biraz buruk başladım ve yüreğim buruk bir şekilde bitirdim.Diğer iki kitaba göre June ve Day ilişkisi daha güzel aktarılmış nasıl desem daha samimi geldi.Aynı şekilde küçük Eden ve Day ilişkisine ne demeli böyle kardeş ilişkileri benim duygusal yönüm daha bir etkileniyorum, kardeşim olduğundan sanırım.Day'in korumacı tavırları Eden'in ise yaşına göre fedakarlıkları ve bilmiş lafları takdire şayandı.Distopyalarda genellikle kötü disiplinli bir başkan olur ama bunda öyle değil.Anden'de disiplinli,düzenli ama daha adil yaşanılır bir cumhuriyet istiyor.Ama babasının zamanında ülke içinde yediği hurmalar Anden'i gün gelir tırmalar hesabı. Bu sefer cumhuriyet içi değil cumhuriyet ve koloniler arası çatışma başlıyor.Aksiyonu bol bir kitaptı.Seri için genel olarak da katlanarak güzelleşen bir seriydi bence.Efsane ilk okuduğumda ya işte bu muydu bu kadar konuşulan kitap demiştim.Ama Deha'yı okudum sağlamdı ya dedim.Şimdi ise Deha'ya çok mu puan verdim ki buna ne vericeğim dedim :) Efsane'yi okuyanlar kesinlikle serinin devamını getirsin derim.Aklımda güzel beğenerek bitirdim seriyi.Umarım sizlerinde öyle olur. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim APTAL June APTAL!!!!!
Ben olsam bende aynı şeyi yapardım.Çünkü bende bir aptalım.
Puanım 5/5

14 Ağustos 2016 Pazar

D&R Kitap Alışverişi

Herkese merhabalar^^ Gecikmiş bir yazı ile karşınızdayım.Tatile gitmeden önce yapmıştım bu alışverişi Temmuz sonuydu.Vakti geçtiği için çok da yazmasam da olur diye düşünmüştüm sonra D&R hakkında söylemek istediğim bir kaç şey olunca şimdi yazmaya karar verdim.Kafamda sonbahara kadar alışveriş yapmak yoktu.Bu planım indirime giren bir kitap yüzünden bozuldu.


Cassandra Clare'nin Karanlık Sanatlar serisinin ilk kitabı olan Geceyarısı Leydisi bütün planı bozdu.Normalde 34 tl olan bu kitap o gün yarı fiyatına 17tl idi.Dedim fırsat bu fırsat alıyım.
Ki ben daha Cehennem Makineleri serisini okuyamadım kitapların pahalılığından sinir oluyorum. 
Bir ara ekitap olarak okuyayım dedim baktım sevdim yazık etmeyeyim ileride bir gün belki denk gelir alırım.Bu seriyi sevmeyeni çok olmasına rağmen takası ikinci eli de yok olsa uygun fiyata alıcam da yok işte.Neyse konumuz bu değildi demi birden ateşlendim :) 
Kitap alışverişinde baktım da en çok D&R'dan alışveriş yapmışım bunun sebebi de hafta içinde bazı günler çok satanları %50 indirime koyması ya da 9.90 kampanyası yapması.Çok satanlar indiriminde az kitap sunulsa da bazen bunun gibi çok güzel kitaplar denk gelebiliyor.

Sonra dedim kargo tek bununla gelmesin ne alıyım.Hazır biraz da param varken (bayram harçlıkları :) ) Centilmen Piç serisini aldım.Aylık indirimde sanırım İthaki Yayınları da vardı ki toplam 56tl'ye aldım.Yayınevinin sitesi olan İlknokta ile aynı fiyata denk geldi.Bu seriyide sonbahar ya da kışa saklıyorum bakalım umarım beğenirim.Ki seri bu kadarla sınırlı değil sanırım goodreadsde gördüğüm kadarıyla altıncı kitaba kadar var.Ben okuyuncaya kadar devamı var ise çıkar herhalde.


Gel gelelim son kitaba ben bu kitabı D&R'dan almadım ama aynı zamanda aldığım için bu yazıma ekleyeyim dedim.Market alışveriş sırasında denk geldim ve aldım.Kitap hakkına hiç bir fikrim yok arka kapak yazısı ilgimi çekti.Eğlenceli yazlık bir havası belki en kısa zamanda okurum.
Benim kitap alışverişim böyleydi dediğim gibi D&R sitesi hafta içinde böyle indirimler yapabiliyor.Belki bilmeyenler de vardır diye bu alışveriş yazım da buna vesile olsun istedim.Öyle işte başka yazılarda görüşmek üzere^^

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Göz - Stephen King | Kitap Yorumu


Herkese yeniden merhabalar!! Kısa  bir aradan sonra yazı girebiliyorum önce tatil sonra sağlık sorunları derken kitap okuyamadım.Neyse kitapla ilgili konuşayım biraz da.Öncelikle ben korku filmi izlemem sevmem pek,bir kaç tane izlediğim vardır onun dışında tercih etmediğim bir tür.Kitap olarak da öyle gerilim severim ama korku okumamıştım.

Ama uzun zamandır da bir çok hayranı olan Stephen King'i de merak etmekteydim.Hangi kitabıyla başlamalı acaba sever miyim diye tereddütlerim vardı.Bir kaç araştırmada ilk kitap olarak yazarın da ilk kitabı olan Göz önerilerdeydi.Ama ben yine de almakta çekiniyordum elim almaya bir türlü gitmiyordu ta ki kütüphanede görene kadar.Hemen kaptım çok iyi denk geldi.Bir oturuşta da okudum bitti.Sayfa sayısı ve kitap küçük olunca hemen bitiyor.

Arka kapak yazısında konusu yok o yüzden kendim bahsedeyim.Carrie,din konusunda katı kuralları olan annesiyle beraber yaşamaktadır,toplum tarafından dışlanmış,asosyal bir karakterdir.Annesi katı kuralları da geçtim regl görmeyi şeytanın işi,çocuğunu ise şeytanın çocuğu olarak görmektedir.Bu olaylarda Carrie'nin hayatını adeta zehir ediyor.Annesi kızıyla hiç bir şey paylaşmadığı için,Carrie okul banyosunda ilk adetini olduğunda öldüğünü düşünür ve arkadaşları tarafından dalga konusu olur buna çok sinirlendiği için telekinezi gücü ilk defa burada ortaya çıkar.Ve bu ilk seferle kalmaz hatta daha da güçlenir... Kitabın konusu böyle ve benim yorumuma gelicek olursam ilk başta kitabın içine girmekte zorlandım ilk 20 sayfasında filan.Sebebi de ise biraz yaşanan olaylardan bahsediliyor birazda sonda gerçekleşen trajik olay sonucu telekineziye ait raporlara yer veriyor.Tam ne olacak diye merak ederken araya bu raporların girmesini pek sevmedim sadece sonlarda biraz daha anlamlandı.Kitap biraz da basitti sanki bana öyle geldi her şey bir anda oldu bitti.
Deli gibi korkacağımı düşünmüyordum biraz gerildim onda da yapılanlar sinir bozucuydu!Hafif olmasını yazarın ilk kitabı olmasına yoruyorum.Düşük puan verdim ama diğer daha kaliteli yayınlarını okumayı düşünüyorum.Göz romanıyla açılışı yapmış oldum. 
Puanım 3/5